|
|
Adamın birine bir mektup gelir. Adam mektubu acar fakat bir türlü okuyamaz.
Yabancı bir dille yazılmıştır mektup. Çaresiz kalan adam mektup elinde
dışarı çıkar, önüne gelen herkese mektubu gösterir. Kimse mektubu okuyamaz.
Sonunda Kadı`ya gitmeye karar verir. Tam bu sırada Hocayla karşılaşırlar.
Adam hemen,"Ah Hoca Efendi bende tam sana geliyordum. Ne olur şu
elimde ki mektubu bir okuyuver. Kime gösterdiysem mektubu okuyamadı".
Hoca mektubu alır. Evirir çevirir fakat bir türlü mektubu okuyamaz.
Adama mektubu geri uzatır. "Mektup Arapça yazılmış anlayamadım, en
iyisi sen Arapça bilen birisini bul" der. Adam birden şaşırır ve
sinirlenir.
"Utan! Utan! Birde Hoca olacaksın. Eğer Hocalığından utanmıyorsan
şu kocaman kavuğundan utan"der.
Hoca birden kavuğu kafasından çıkarır ve adamın kafasına takar.
"Al bakalım, eğer marifet kavuktaysa sen oku" der.
|