Ana sayfan Yap   Favorilerine Ekle   E-Posta   Tavsiye Et   İletişim 
Bugün : 21 Ağustos 2008   
 
 
Su Rehberlik ve Psikolojik Danışma Sitesi
      Ana Sayfa   v   Atatürk   v   Yazılar   v   Haberler   v   Dosyalar   v   Aydın   v   Akşehir   v   Hakkımızda   v   Forum

Menü
Genel
    Rehberlik
    Özel Eğitim
    Teknikler
    Yönetmelikler

Rehberlik Saati
    Örnek Etkinlikler
    Yıllık Planlar

Sınavlar
    SBS
    SBS Tercih Robotu
    ÖSS
    Alan Seçimi
    Meslekler Rehberi
    ÖSS Tercih Robotu

Diğer
    Yazılar
    Dosyalar
    Haberler

Gezgin
    Link
    Fotoğraflar
 
Linkler

 
İstatistikler
Üyeler
Son üyemiz : samo123456
Bugün : 0
Dün : 0
Onay bekleyen : 0
- Engelliler : 0
- Kayıtlı üye : 13077

Aktif Üyeler
 Aktif üye yok..
Sitede aktif
Üye : 0
Misafir : 2
Toplam : 2
Rekor : 7 kişi 18.08.2008 11:18:56
IP No : 38.103.63.61
Site sayacı
Bugün Tekil : 11
Bugün Çoğul : 14
Bugün Toplam : 25
----------------
Dün Tekil : 87
Dün Çoğul : 95
Dün Toplam : 182
----------------
Genel Tekil : 165923
Genel Çoğul : 325491
Genel Toplam : 491414
 
Akşehir'in Tarihi
Yeni Sayfa 4

Akşehir Tarihi ve Coğrafyası

 

İlçe yüzölçümü 1442 km²’dir. Denizden yüksekliği 1050 m’dir. 31° 24' 45" doğu boylamı 38° 02' 00" kuzey enlemleri arasındadır.

Güneybatı kesiminde yer alan Konya iline bağlı Akşehir ilçesi, Konya-Afyon karayolu üzerinde olup Konya iline 135 km. Afyon iline 90 km. mesafededir.

Tarih boyunca hep önemli bir yerleşim, ticaret, kültür merkezi olan Akşehir'e ait ilk arkeolojik bulgular Neolitik Dönem'e kadar uzanıyor.

Etiler zamanında Akşehir'in adı THYMBRİON'dur. Zamanla Frigya egemenliğine daha sonra Anadolu'da egemenlik kuran Lidyalılar'ın yönetiminde kalan Akşehir'in önemi daha da artmıştır. "Krallar Yolu" Akşehir'den geçmektedir. Akşehir, İ.Ö. III. yüzyılda, PHİLOMELİUM "Bal Sevenler" adıyla anılmaya başlanmıştır. Pers ve Hellenistik dönemlerden sonra kent, Roma daha sonra da Bizans egemenliğine geçer.

Araplar Akşehir'i, beyaz çiçek açmış elma ve erik ağaçlarının görüntüsünden dolayı "Belde-i Beyza" (Beyaz Şehir) olarak anmışlardır.

Ancak sonra Anadolu'ya yayılan Türkler, Kutalmışoğlu Süleyman Şah komutasında kenti almışlardır. Haçlı Seferleri, Selçuklu taht kavgaları, Moğol istilası sıralarında sürekli savaşlar yaşayan Akşehir (Akşar) büyük yıkımlar yaşamak zorunda kalmıştır.

1381 yılında Padişah Murat Hüdavendigâr'a satılarak Osmanlı egemenliğine girerse de Y. Beyazit'in Timur'a yenilmesi ile Moğollar'ın, Fetret döneminden sonra Karamanoğulları'nın eline geçer. Nihayet Fatih Sultan Mehmet 1467 yılında Akşehir'i fethederek Osmanlı topraklarına katar.

19. YY. sonlarında Akşehir’de Kaymakanlık yapan Bereketzade İsmail Hakkı’nın Hatıralarında verdiği bilgilere göre; Akşehir’in çevre kasabalarıyla birlikte (Cihanbeyli, Doğanhisar vb.) 50.000' den fazla nüfusu vardır.

Türkler, Yörükler, Kürtler, Ermeniler, Rumlar vd. diğer milliyetlerden insanların birarada yaşadığı sosyal ve ekonomik bakımdan canlı, bir merkezî yerleşme birimidir.

Sevr Antlaşması ile, Akşehir İtalyanlar tarafından işgal edilir. İtalyanlar Hıristiyan Mahallelerindeki evlere yerleşirler. Ancak işgal günleri uzun sürmez. Çınaraltı Mescidi avlusundaki çınarın üstünde yuvalanan leyleğe ateş eden İtalyanların silah seslerini duyan halk sokağa fırlar. Bunu bir ayaklanma sanan işgal kuvvetleri toparlandıkları gibi şehri terk ederler.

Ancak Anadolu'nun topyekün kurtuluşu bu kadar kolay olmayacaktır. Mustafa Kemal kumandasındaki ordu, Kurtuluş Savaşını, halkla birlikte büyük sıkıntılar içinde sürdürecektir. Sakarya Meydan Muhabereresi'nden sonra 18 Kasım 1921 tarihinden itibaren Garp (Batı) cephesi karargahı Akşehir'e nakledilir.

Kumandan İsmet (İnönü) Paşa TBMM'den ve Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'dan aldığı emirlerle "Büyük Taarruz" un hazırlıklarını 9 ay boyunca (24 Ağustos 1922'ye kadar)  Akşehir'de yapar. .Akşehir ve köylerine birlikler yerleştirilir.

Garp Cephesi Komutanı Mirlavi İsmet Bey bu sürede sürekli Akşehir'de kalır Mustafa Kemal Paşa da hazırlıkları kontrol etmek için defalarca karargaha gelir.1922 yılının 28 Temmuz günü bir futbol turnuvası bahane edilerek bütün ordu komutanları Akşehir'de buluşur ve son hazırlıkları gözden geçirilir. Nihayet Ağustos sonunda taarruza karar verilir. 24 Ağustos 1922 günü sabahı ordu harekete hazırdır. Namaz kılınır, Nasreddin Hoca'nın türbesi ziyaret edilir.Mustafa Kemal'in askerleri Akşehir'lilerin alkış ve dualarıyla Akşehir'den Afyon'a doğru cepheye uğurlanır.

O umut yüklü mücadele günlerinin anısına Garp cephesi Karargah binası bugün aynı isimle müze olarak hizmet vermektedir.

Ünlü yazarımız, hemşerimiz merhum Tarık Buğra, Küçük Ağa romanında işte o günlerin Akşehir'ini anlatmıştır. 24 Ağustos her yıl Akşehir Onur Günü olarak coşkuyla kutlanır.

Nasreddin Hocanın Ya Tutarsa! deyip maya çaldığı Akşehir Gölü Türkiye'nin 5. büyük gölüdür. Alanı 353 km2 'dir. Coğrafi Koordinatları: 38 32' Kuzey Paraleli 31 28' Doğu Meridyeni

Akşehir Gölü son yıllarda civar köylerdeki kimi işletmelerin gerek tarımsal sulama amaçlı kuyu açmaları ve gerekse gölü besleyen derelerin kurumalarından ötürü kuruma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bu yüzden gölün alanı ciddi şekilde azalmıştır.

Sultandağlarının az meyilli eteklerinde ve ilçenin adını taşıyan ovasında gerek coğrafi konum gerekse iklimin elverişli olması tarımın bütün çeşitlerinin yapılmasına imkan tanımaktadır.

Üzüm, elma, armut, vişne, kiraz, kayısı, çilek, ayva, muşmula, başlıca yetiştirilen meyvelerdendir. Pancar, fasulye, buğday, arpa, haşhaş, çavdar, mercimek ve kimyon başlıca tarla ürünleridir. Domates, salatalık, biber, fasulye, bamya, patates, soğan, pırasa, ıspanak başlıca yetiştirilen sebzelerdir.

İlçemizde hayvancılıkta gelişmiştir. Merkez ve merkeze bağlı köylerde bol miktarda büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar beslenmektedir. Son yıllarda çevre köylerde kümes tavukçuluğu yapılmaktadır.

Uzun yıllardan beri yapılan ve teknik araştırmalarda ilçe sınırları içerisinde Savaş, Engilli, Tekke, Yeniköy, Kuruçay bölgelerinde demir, bakır, kurşun, berit madenlerinin olduğu öğrenilmiştir. Yapılan aramalarda Sultandağlarının kuzey yönünde önemli maden yataklarının olduğu sanılmaktadır.

Akşehir tarihi itibariyle çok eski bir yerleşim birimi olduğundan zengin bir kültüre sahiptir. Selçuklu ve Osmanlı döneminde medreseleriyle ünlü olup, günümüze intikal eden "TAŞ MEDRESE" halen müze halindedir.

Bu günkü Halk Kütüphanemizde Osmanlı döneminde açılmıştır. Batılı anlamda ilk defa İlkokul ve Ortaokul 1873 yılında lise ise 1914 yılında açılmıştır. İlçemizde eğitim ve öğretim yaygın düzeyinin yüksek oluşu Cumhuriyet döneminde açılan çok miktarda okula bağlıdır.

Ziraat Okulu (1915-1920) Sarayönüne taşınmıştır. Maltepe Askeri Lisesi (1941-1949), İlk Öğretmen okulu (1955- 1980) Polis okulu (1980-1988) lise 1914-1923 Orta okul 1873-1914 zaman içersinde kapanan okullardır.

Bu okullar ve yeni açılanlarla Türk kültürünün bütün kültürünü taşımak-tadır. Bu köklü kültür sayesinde Akşehir insanı potansiyel itibariyle en üst seviyeye ulaşmıştır.

Bu kültür içerisinde dünyaca ünlü Nasrettin Hoca gibi ince ve kıvrak zekaya sahip bir dahi yetişmiştir. Her yıl anısına ULUSLARARASI 5-10 TEMMUZ Şenlikleri düzenlenir.           

Yüzyıllardan beri Padişahların bir dinlenme yeri olan Akşehir, de bir birinden güzel dinlendirici görmeye değer yerler vardır. Bunların başında Hıdırlık gelmektedir.

Hıdırlık, Tekke (4 Km.), Atakent (5 Km.), Savaş Köyü (6 Km.), Engilli (7 Km.), Alanyurt (7 Km.) Akşehir Gölü (9 Km.) Ilıcak Köyü (10 Km.)

İç Anadolu'nun güneybatısında Sultandağlarının eteklerinde kurulmuş, doğa güzelliği yönüyle oldukça zengin çevresi ağaçlarla kaplı, yemyeşil bir kenttir. Doğusunda Ilgın, Konya; batısında Sultandağı, Afyon; güneyde Yalvaç, Şakikaraağaç; güneydoguda Doğanhisar ile komşudur.

Yazları sıcak ve kuraktır. Sıcaklık, +15° ile +35° arasındadır. Kışları soğuk ve kar yağışlıdır. Bölgenin yayla olması nedeniyle bazı yıllar kış mevsiminde ısı biraz artar. Kent ve çevresinin yağış durumu İç Anadolu bölgesinin ortak karakterlerine pek benzemez. Bölgenin en çok yağış alan bölgesidir. Yağışlar genellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında görülür. Yağışlar aralıksız olarak günlerce devam eder. Aynı zamanda bu mevsimlerde güney batı rüzgarları çok şiddetli eser.

Genellikle Sultandağlarında maki denilen çalılıklar, karaağaç, çam, meşe, fındık ağaçları bulunur. Dağların eteklerine inildikçe çeşitli meyve ağaçları vardır. İlçenin çevresinde oldukça sık ağaçlar bulunur. Son yıllarda erozyon çalışmaları yapılarak boş olunan kısımlarda çeşitli ağaçlar yetiştirilmeye başlanmıştır.

Halk genelde yeniliğe açık, modern bir düşünce yapısına sahiptir. Ülkemizin ilk belediye örgütlerinden biri Akşehir'de kurulmuştur. Akşehir'in amblemi Eşeğe binmiş Nasrettin hoca ile onun türbesidir.

Kaymakamlık: Akşehir 1868 yılında ilçe olmuş kaymakamlık yönetimi kurulmuştur İlk kaymakamı Ahmet Hulusi Bey'dir. Akşehir'de bir ilçenin bulunması gereken bütün kurum ve kuruluşları vardır.

 

Kaynak: http://trwikipedia.org

 

Üyelik
Kullanıcı Adı :
 
Şifre :
 
Güvenlik :
 791956
Güvenlik :
 
Hatırla :
 
   

» Yeni Kayıt !
» Şifremi Unuttum !
 
Anket
2008 ÖSS Soruları nasıldı?
Çok kolaydı (16 %)
Kolaydı (11 %)
Zorlayıcıydı (25 %)
Çok Zordu (46 %)
255 - Katılım
( Sonuçlar )
 
Resimlerden
Galeriden seçmeler..
Resim Gönder

Yanılsamalar
 
İçerik
 
2005 © Copyright AspSitem.com (Ücretsiz ASP Siteniz)
Website motorumuz © 2007 Aspsitem Ay Yıldız.
Bu sayfa: 0,19 saniyede yorumlandı.
 
Yeni Sayfa 2